epster, kurucusu ve tasarımcısı Emrah Pekiyi'nin saraçlık zanaatını çağdaş bir bakışla yeniden yorumlama arzusundan doğdu.
Her şey 2016 yılında, bir dekorasyon araştırması sırasında deriyle kurulan tesadüfi bir temasla başladı. Önce merak vardı. Ardından malzemeyi tanıma, elle üretme ve daha iyisini yapma isteği geldi.
Zamanla bir hobi, gerçek bir zanaata; küçük bir atölyede başlayan üretim ise kendi tasarım diline sahip bir markaya dönüştü.
epster'ın merkezinde o günden beri aynı şey var:
Malzemeye saygı.
Emeğe saygı.
Zamana saygı.
İki Bakış, Aynı Tasarım Dili
2021 yılında Elvin Odabaşı Pekiyi'nin markaya dahil olmasıyla epster'ın tasarım ve marka dünyası yeni bir katman kazandı.
Elvin, stilin bir hafızası olduğuna inanır.
Bu nedenle epster'da tasarım yalnızca bir ürünün nasıl göründüğüyle ilgili değildir. Nasıl kullanıldığı, zaman içinde nasıl değiştiği ve sahibiyle nasıl bir bağ kurduğu da tasarımın parçasıdır.
Emrah'ın malzeme ve zanaat bilgisi ile Elvin'in stil ve tasarım yaklaşımı bugün epster'ın form dilini oluşturuyor:
Yalın. Güçlü. İşlevsel. Zamansız.
Deri Yaşar.
Biz deriyi kusursuz kalması gereken bir yüzey olarak görmüyoruz.
Tam tersine.
Deri dokunuldukça değişir.
Kullanıldıkça yumuşar.
İz kazanır.
Yaş alır.
Ve zamanla sahibine ait olmaya başlar.
epster'da geleneksel saraçlık teknikleri çağdaş bir form anlayışıyla bir araya gelir. Çanta, kemer ve aksesuarlarımızda gereksiz detaylardan uzak durur; malzemenin kendisini, işçiliği ve işlevi öne çıkarırız.
Amacımız bir sezon boyunca kullanılacak şeyler yapmak değil.
Hayatın içine giren ve yıllar içinde karakter kazanan parçalar üretmek.
2025 — epster'dan epster.co'ya
Yıllar boyunca epster'ın dünyasını deri üzerinden anlattık.
Sonra bu dünyanın yalnızca ürettiğimiz parçalarla sınırlı kalmak zorunda olmadığını fark ettik.
Bir ürünün taşıdığı hissi, bir mekân da taşıyabilir miydi?
2025 yılında Elvan Odabaşı Yıldız ve Uğur Can Odabaşı'nın da bu yolculuğa katılmasıyla bu fikir yeni bir boyut kazandı.
Emrah ve Elvin'in yıllar içinde oluşturduğu zanaat ve tasarım dünyası; Elvan ve Uğur Can'ın katılımıyla kahve, perakende, mekân ve misafir deneyimini de içine alan daha geniş bir yapıya dönüştü.
Böylece epster.co doğdu.
Bir tarafta 2016'dan beri devam eden epster ve onun deri zanaatı.
Diğer tarafta iyi kahve, seçilmiş tasarım markaları, müzik, sohbet ve insanların vakit geçirmek isteyeceği sıcak bir mekân.
Hepsi aynı çatı altında buluştu.
Kahve · Zanaat · Tasarım · Aidiyet
Bugün epster.co, epster'ın yalnızca fiziksel mağazası değil; markanın yıllar içinde oluşturduğu dünyanın mekâna dönüşmüş hali.
Aynı Masanın Etrafında
epster.co büyürken bu dünyayı yalnızca kendi ürettiklerimizle sınırlamak istemedik.
Bizimle aynı tasarım hassasiyetini paylaşan bağımsız markalara da kapımızı açtık.
epster'ın deri ürünleri; seçilmiş moda, aksesuar ve tasarım markalarıyla aynı alanda yaşamaya başladı.
Çünkü bizim için Design Store, mümkün olduğunca çok markayı bir araya getirmek değil.
Birbirinin yanında anlamlı duran şeyleri seçmek.
Kahve de bu dünyanın dışında değil.
İnsanları aynı masanın etrafında buluşturan, sohbeti başlatan ve mekâna gündelik hayatın doğal ritmini veren parçalardan biri.
epster.co böylece bir kafe ile mağazanın yan yana getirildiği bir yer olmaktan çıktı.
Tek bir dünyanın farklı parçalarının buluştuğu bir yaşam alanına dönüştü.
Dört Kişi. Aynı Hikâyenin Farklı Tarafları.
Bugün epster.co'nun arkasında farklı deneyimlerden gelen dört isim var.
Emrah Pekiyi
Elvin Odabaşı Pekiyi
Elvan Odabaşı Yıldız
Uğur Can Odabaşı
Farklı bakışların ortak noktası ise aynı:
İyi yapılmış şeylere duyulan saygı.
Bugün de Başladığımız Yerdeyiz.
epster büyüdü.
Bir atölye tezgâhında başlayan hikâye; tasarıma, perakendeye, kahveye ve insanların içinde yaşayabildiği mekânlara uzandı.
Ama başlangıçtaki düşüncemiz değişmedi.
Geçmişi taklit etmek istemiyoruz.
Zanaatı romantikleştirmek de istemiyoruz.
Onu bugünün hayatının içinde yaşatmak istiyoruz.
İyi malzemelerle.
İyi tasarımla.
İyi kahveyle.
İyi insanlarla.
Ve acele etmeden.
Çünkü iyi olanın aceleye ihtiyacı yoktur.

